In, On, At Kullanımı: Zaman ve Yer Edatları

In on at kullanımı: masanın üstünde oturan kedi, açık kutunun içindeki top, kapıda duran kişi ve rakamsız duvar saati illüstrasyonu

Kısa cevap: In, on ve at, İngilizcede hem zaman hem yer bildiren üç edattır. Zamanda at saat ve belirli anlarla (at five o’clock, at midday), on günler ve tarihlerle (on Friday, on 25 October), in ay, yıl, mevsim, günün bölümleri ve uzun dönemlerle (in July, in 1835, in the morning) kullanılır. Yerde at bir noktayı (at my desk), on bir yüzeyi (on the table), in daha geniş bir alanın içini (in this room) anlatır.

Bu rehberde zaman ve yer edatlarını tablolarla, sık karıştırılan çiftleri (at the weekend / on the weekend, at night / in the night, at the end / in the end), edat kullanılmayan zaman ifadelerini, sık yapılan hataları, cevaplı bir alıştırmayı ve sık sorulan soruları anlatıyoruz. Kurallar ve örnek cümleler Cambridge Dictionary’nin dil bilgisi rehberinden (English Grammar Today) alınmıştır.

Zaman Edatları: At, On, In

Cambridge’e göre zaman bildirirken üç edatın kullanımı şöyledir:

Edat Ne ile kullanılır? Örnek ve Türkçesi
at saat I’ll see you at five o’clock.
Saat beşte görüşürüz.
at günün belirli bir anı The helicopter took off at midday.
Helikopter öğlen havalandı.
at hafta sonu (İngiliz İngilizcesi) What are you doing at the weekend?
Hafta sonu ne yapıyorsun?
at bayram ve özel dönemler At the New Year, millions of people travel home.
Yılbaşında milyonlarca insan memleketine gider.
at yaş Many children leave school at 16.
Birçok çocuk okulu 16 yaşında bırakır.
on tarih We moved into this house on 25 October 1987.
Bu eve 25 Ekim 1987’de taşındık.
on tek bir gün I’ve got to go to London on Friday.
Cuma günü Londra’ya gitmem gerekiyor.
on her hafta tekrarlanan gün (çoğul) The office is closed on Fridays.
Ofis cumaları kapalı.
on özel günler What do you normally do on your birthday?
Doğum gününde genellikle ne yaparsın?
in günün bölümleri I’ll come and see you in the morning.
Sabah gelip seni görürüm.
in aylar We usually go camping in July or August.
Genellikle temmuzda ya da ağustosta kampa gideriz.
in yıllar The house was built in 1835.
Ev 1835’te yapıldı.
in mevsimler The garden is wonderful in the spring.
Bahçe ilkbaharda harika olur.
in uzun dönemler The population of Europe doubled in the nineteenth century.
Avrupa’nın nüfusu 19. yüzyılda ikiye katlandı.

In bir işin ne kadar sürede yapıldığını ya da bir şeyin ne zaman olacağını da anlatır: He could learn a song in about five minutes. (Bir şarkıyı yaklaşık beş dakikada öğrenebiliyordu.) We’ll be seeing each other again in three days’ time. (Üç gün sonra yine görüşeceğiz.) Cambridge’e göre in three days’ time kalıbı bir şeyin ne zaman olacağını söyler, ne kadar sürdüğünü söylemez.

Günlerle, aylarla ve mevsimlerle kullanılan edatları ayrıca İngilizcede günler, İngilizcede aylar ve İngilizcede mevsimler yazılarımızda örnekledik.

Karıştırılan Zaman İfadeleri

At the weekend mi, on the weekend mi?

Cambridge’e göre İngiliz İngilizcesinde at the weekend, Amerikan İngilizcesinde genellikle on the weekend denir. Belirli bir hafta sonundan söz ederken on kullanılır: The folk festival is always held on the last weekend in July. (Halk festivali her yıl temmuzun son hafta sonu yapılır.)

At the New Year mi, on New Year’s Day mi?

Bayram ve tatil dönemlerinde at, belirli bir özel günde on kullanılır: We never go away at the New Year. (Yılbaşında hiçbir yere gitmeyiz.) On New Year’s Day, the whole family gets together. (Yılbaşı günü bütün aile bir araya gelir.)

In the morning mi, on the morning of …?

Morning, afternoon, evening ve night genel olarak in ile kullanılır (genel anlamda “geceleri” için at night denir, aşağıya bakın): I always work best in the morning. (Sabahları hep en verimli hâlimdeyim.) Belirli bir sabahtan söz ederken ya da günün o bölümünü bir sıfatla tarif ederken on gelir: on the morning of the ninth of November (dokuz kasım sabahı), on a beautiful summer’s evening (güzel bir yaz akşamı).

At night mı, in the night mı?

At night genel olarak geceleri demektir: It’s not safe to travel at night. (Geceleri yolculuk etmek güvenli değil.) In the night genellikle belirli bir geceyi anlatır: I was awake in the night. (O gece uyanıktım.)

At the end mi, in the end mi?

At the end (çoğunlukla of ile) bir şeyin bittiği anı anlatır: At the end of the film, everyone was crying. (Filmin sonunda herkes ağlıyordu.) In the end “sonunda, en sonunda” demektir; uzun bir sürenin ya da bir dizi olayın ardından olanı anlatır: I looked everywhere for the book but couldn’t find it, so in the end I bought a new copy. (Kitabı her yerde aradım ama bulamadım, sonunda yenisini aldım.)

At the beginning mi, in the beginning mi?

At the beginning (çoğunlukla of ile) bir şeyin başladığı anı anlatır: at the beginning of every lesson (her dersin başında). In the beginning genellikle iki durumu karşılaştırırken “başta, ilk başlarda” anlamında kullanılır: In the beginning, nobody understood what was happening. (Başta kimse ne olduğunu anlamadı.)

Edat Kullanılmayan Zaman İfadeleri

Cambridge’e göre each, every, next, last, some, this, that, one, any, all ile başlayan zaman ifadelerinden önce genellikle at, on ya da in kullanılmaz: He plays football every Saturday. (Her cumartesi futbol oynar.) Are you free next Monday at two o’clock? (Gelecek pazartesi saat ikide müsait misin?) Last summer we rented a villa in Portugal. (Geçen yaz Portekiz’de bir villa kiraladık.) Gündelik konuşmada çoğul günlerden önceki on sık sık düşer (Do you work Saturdays?) ve yine gündelik konuşmada What time …? sorusunda at kullanılmaz (What time are you leaving?).

Yer Edatları: At, On, In

Cambridge’e göre yer bildirirken at bir noktayı, on bir yüzeyi ya da bir çizgiyi (yol, nehir, kıyı), in daha büyük bir alanın içini anlatır:

Edat Ne ile kullanılır? Örnek ve Türkçesi
at nokta olarak görülen yer I was sitting at my desk.
Masamda oturuyordum.
at bir grup etkinliği Were you at Lisa’s party?
Lisa’nın partisinde miydin?
at okul, kolej, üniversite She always did well at school.
Okulda hep başarılıydı.
at adres They once lived at number 12 South George’s Street.
Bir zamanlar South George’s Street 12 numarada oturuyorlardı.
at kuaför, doktor, dükkân I’ll be at the hairdresser’s until five.
Beşe kadar kuaförde olacağım.
on bir yüzeyin üstü I know I left my wallet on the table.
Cüzdanımı masanın üstünde bıraktığımı biliyorum.
on yol, nehir, deniz ya da göl kıyısı Dublin is on the east coast of Ireland.
Dublin İrlanda’nın doğu kıyısındadır.
on binanın katı They live on the 15th floor!
15. katta oturuyorlar!
on toplu taşıma aracının içi I was on the train when she phoned.
O aradığında trendeydim.
in daha geniş bir alanın içi I know my book is somewhere in this room.
Kitabımın bu odada bir yerde olduğunu biliyorum.
in fiziksel yer olarak iş yeri She works in an open-plan office.
Açık planlı bir ofiste çalışıyor.
in ders, sınıf (class) He found it difficult to concentrate in class.
Derste dikkatini toplamakta zorlandı.

Cambridge’in notları:

  • Ulaşım: Toplu taşıma aracının içinde olmak on ile söylenir (on the train), araba için in kullanılır (I’ve left my keys in the car.); nasıl gittiğinizi anlatırken by kullanılır: I went to Rome by train. (Roma’ya trenle gittim.)
  • Çiftlik: İş yeri fiziksel bir yer olarak in alır, ama çiftlikte on kullanılır: I’ve always wanted to work on a farm. (Hep bir çiftlikte çalışmak istemişimdir.)
  • At school, in class: at school, at college denir ama in class: We’re not allowed to have mobile phones in class. (Derste cep telefonu bulundurmamıza izin verilmiyor.)
  • At school mu, at the school mu? Binanın kendisinden söz ederken the kullanılır: The taxi dropped me at the school. (Taksi beni okulun önünde bıraktı.) Orada yapılan etkinlikten söz ederken the kullanılmaz: I hated being at school. (Okulda olmaktan nefret ederdim.)
  • In ve into: In bir şeyin nerede olduğunu (She’s in the garden. Bahçede.), into içeri doğru hareketi anlatır (Helen came into the room. Helen odaya girdi.).

Sık Yapılan Hatalar

Cambridge’in “typical errors” notlarından:

  • Belirli bir günde at kullanmak: on the same day doğru, at the same day yanlış.
  • Tarihte at kullanmak: on 26 August doğru, at 26 August yanlış.
  • Hafta sonunda in kullanmak: at the weekend doğru, in the weekend yanlış.
  • Ayda on kullanmak: in September doğru, on September yanlış.
  • Yaşta in kullanmak: He died at the age of 85. doğru, in the age of 85 yanlış.
  • Masada in kullanmak: Come and sit at the table. doğru, sit in the table yanlış.
  • Bir işte iyi ya da kötü olmayı in ile söylemek: I’m so bad at telling left from right! doğru, bad in telling … yanlış.
  • Süreyi time ile söylemek: He ran the marathon in six hours and 20 minutes. doğru; sonuna … minutes’ time eklemek yanlış.

Alıştırma

Boşluklara in, on, at ya da hiçbir şey (–) yazın. Cevaplar aşağıda.

  1. The meeting starts ___ nine o’clock.
  2. My birthday is ___ 14 May.
  3. We met ___ 2019.
  4. What do you do ___ the weekend? (İngiliz İngilizcesi)
  5. I’ll call you ___ next Tuesday.
  6. Your keys are ___ the table.
  7. She lives ___ the third floor.
  8. I left my bag ___ the car.
  9. He was ___ the train when I called him.
  10. We’re not allowed to use phones ___ class.

Cevaplar

  1. at (saat)
  2. on (tarih)
  3. in (yıl)
  4. at (İngiliz İngilizcesinde hafta sonu)
  5. – (next ile edat kullanılmaz)
  6. on (yüzey)
  7. on (binanın katı)
  8. in (arabanın içi)
  9. on (toplu taşıma aracının içi)
  10. in (in class)

Sık Sorulan Sorular

In, on ve at arasındaki fark nedir?

Zamanda at saat ve anlarla, on gün ve tarihlerle, in ay, yıl, mevsim ve günün bölümleriyle kullanılır. Yerde at bir noktayı (at my desk), on bir yüzeyi (on the table), in bir alanın içini (in this room) anlatır.

Hafta sonu için at the weekend mi, on the weekend mi denir?

İkisi de kullanılır: İngiliz İngilizcesinde at the weekend, Amerikan İngilizcesinde genellikle on the weekend. In the weekend yanlıştır.

At night mı, in the night mı doğru?

İkisi de doğru ama anlamları farklı: at night genel olarak geceleri, in the night genellikle belirli bir gece demektir.

Next, last ve every’den önce edat gelir mi?

Genellikle gelmez: next Monday, last summer, every Saturday. On next Monday ya da in last summer denmez.

In the end ile at the end aynı mı?

Değil. At the end of the film “filmin sonunda” (bitiş anı), in the end “en sonunda, sonuçta” demektir.

Gramer Bilgisini Konuşmaya Taşımak İçin

Edatlar her cümlede karşınıza çıkar; tabloyu ezberlemek yerine kendi programınızı, evinizi ve iş yerinizi anlatan cümleler kurdukça yerine oturur. Zamanları İngilizce zamanlar, tercih bildirmeyi would rather ve prefer kullanımı, look after, turn on gibi çok kelimeli fiilleri phrasal verbs rehberlerimizde anlattık. Active English 1987’den bu yana Ankara’da dil eğitimi veriyor. İngilizce gruplarımız CEFR’e göre A1’den C2’ye altı kurdan oluşur; gruplar 10–15 kişiliktir ve dersler akşam ve hafta sonu yapılır. Kızılay, Batıkent, Bahçelievler ve Çayyolu şubelerimizde yüz yüze çalışabilir, isterseniz birebir ya da online ders alabilirsiniz; öğrendiklerinizi Speaking Club buluşmalarında konuşarak pekiştirebilirsiniz. Hangi kurdan başlayacağınızı ücretsiz online seviye tespit sınavı ile öğrenebilir, programlarımızı İngilizce kursu sayfamızda inceleyebilirsiniz.

Kaynaklar

Kurallar ve örnek cümleler aşağıdaki kaynaklardan alınmıştır (erişim: 23 Ekim 2026):

İçerik denetimi: Active English İngilizce eğitmeni

0312 418 79 73 WhatsApp