Kısa cevap: If clause (koşul cümlesi), if ile başlayan bir koşul bölümünden ve bir sonuç bölümünden oluşur. Zero conditional (type 0) her zaman doğru olan durumları anlatır: If + present simple, present simple. First conditional (type 1) olası bir gelecek için: If + present simple, will + fiil. Second conditional (type 2) şimdi ya da gelecekte olası görülmeyen, hayalî durumlar için: If + past simple, would + fiil. Third conditional (type 3) değişmeyecek geçmiş için: If + past perfect, would have + fiilin 3. hâli. Will ve would if’li bölümde değil, sonuç bölümünde kullanılır.
Bu rehberde dört temel koşul cümlesi türünü özet tabloyla, ardından her birini örnekleriyle anlatıyoruz. Mixed conditionals (karışık koşul cümleleri), unless, if ile when farkı, sık yapılan hatalar, cevaplı bir alıştırma ve sık sorulan sorular da sayfada. Kurallar ve örnekler Cambridge Dictionary’nin dil bilgisi rehberine (English Grammar Today) dayanır.
If Clause Nedir?
Cambridge’e göre koşul cümleleri, hayal edilen ya da kesin olmayan durumları ve bu durumların olası sonuçlarını anlatır. Cümle iki bölümden oluşur: koşul bölümü (conditional clause, if clause) ve ana bölüm (main clause, sonuç):
[If a lot of people come,] [we’ll have to get extra chairs.] (Çok kişi gelirse fazladan sandalye bulmamız gerekecek.)
Koşul bölümündeki fiil, konuşanın o durumu ne kadar olası gördüğünü gösterir. Koşul bölümü genellikle önce gelir ama sona da konabilir. Yazıda, if’li bölüm öndeyse araya genellikle virgül konur; sondaysa genellikle konmaz:
- If you see Dora, will you give her a message? (virgüllü)
- I’ll go to Bristol tomorrow if the weather is good. (virgülsüz)
If Clause Türleri: Özet Tablo
| Tür ve anlam | Yapı | Örnek ve Türkçesi |
|---|---|---|
| Type 0 (zero) Her zaman ya da her seferinde doğru |
If + present simple, present simple |
If it snows, we get our skis out. Kar yağınca kayaklarımızı çıkarırız. |
| Type 1 (first) Olası ya da muhtemel gelecek |
If + present simple, will / can / may / might + fiil |
If she gets the job, we’ll celebrate. İşi alırsa kutlarız. |
| Type 2 (second) Olası görülmeyen, hayalî şimdi ya da gelecek |
If + past simple, would / could / might + fiil |
If we had more students, we would run the course. Daha çok öğrencimiz olsa kursu açardık. |
| Type 3 (third) Olmamış geçmiş, imkânsız koşul |
If + past perfect, would / could / might + have + V3 |
If the rent had been lower, I would have taken the flat. Kira daha düşük olsaydı daireyi tutardım. |
| Mixed (karışık) Geçmişteki bir şeyin bugünkü sonucu |
If + past perfect, would + fiil |
If I hadn’t met Charles, I wouldn’t be here now. Charles’la tanışmasaydım şimdi burada olmazdım. |
Zero Conditional (Type 0)
Her zaman ya da her seferinde doğru olan durumları anlatır. Zero conditional ya da type 0 adıyla bilinen bu yapıyı Cambridge real conditionals (gerçek koşullar) başlığıyla anlatır. İki bölümde de present simple (ya da present continuous) kullanılır:
- If you park here, they clamp your wheels. (Buraya park ederseniz tekerleklerinize kilit takarlar; her seferinde.)
- If I can’t sleep, I listen to the radio. (Uyuyamazsam radyo dinlerim.)
- If the weather is fine, we eat outside on the terrace. (Hava güzelse terasta yeriz.)
Geçmişte her seferinde olan şeyler için iki bölümde de past simple kullanılır: If my father had a day off, we always went to see my granddad. (Babamın izinli olduğu günler hep dedemi görmeye giderdik.) Cambridge’e göre tekrarlanan ve beklenen durumlarda if yerine when de kullanılabilir: When we go camping, we usually take two tents.
First Conditional (Type 1)
Hayal edilen bir gelecek durumun sonucunu, o durumun olma ihtimali yüksekken anlatır. Koşul bölümünde present simple, sonuç bölümünde gelecek anlamı taşıyan bir modal fiil (çoğunlukla will; ayrıca can, may, might, should) kullanılır:
- If the taxi doesn’t come soon, I’ll drive you myself. (Taksi birazdan gelmezse sizi ben götürürüm.)
- If he gets a job in Liverpool, he’ll have to get up early. (Liverpool’da iş bulursa erken kalkmak zorunda kalacak.)
- If Sheila rings, I might ask her to come over for dinner. (Sheila ararsa onu yemeğe çağırabilirim.)
Dikkat: Modal fiil if’li bölüme değil, sonuç bölümüne gelir: If a lawyer reads the document… doğru, If a lawyer will read the document… yanlış.
If mi, when mi?
Cambridge’e göre if, olası ama kesin olmayan bir durumu; when ise olacağından emin olduğunuz bir zamanı anlatır: If Giles comes back to the office… (Giles ofise dönerse; dönüp dönmeyeceği belli değil.) / When Giles comes back to the office… (Giles ofise döndüğünde; döneceği kesin.)
Second Conditional (Type 2)
Şimdi ya da gelecekteki hayalî bir durumun olası sonucunu anlatır; konuşan, koşulun gerçekleşmesini olası görmez. Koşul bölümünde past simple, sonuç bölümünde would, could ya da might + fiil kullanılır:
- If people complained, things would change. (İnsanlar şikâyet etse işler değişirdi; şu an şikâyet etmiyorlar.)
- If I won a million pounds, I would give this job up tomorrow! (Bir milyon sterlin kazansam yarın bu işi bırakırdım!)
- If you asked her nicely, she would say yes. (Kibarca sorsan evet derdi.)
Cambridge’e göre buradaki geçmiş zaman biçimi geçmişi değil, gerçeklikten uzaklığı gösterir. Would yine yalnız sonuç bölümüne gelir: If you decided to take the exam… doğru, If you would decide… yanlış.
If I were you
Second conditional’da be fiili, I, he, she, it ile de were olarak kullanılabilir. Merriam-Webster were‘i be fiilinin geçmiş zaman dilek kipi (past subjunctive) biçimi olarak da verir. Cambridge Dictionary’ye göre If I were you birine öğüt verirken kullanılan bir kalıptır: If I were you, I’d accept his apology. (Yerinde olsam özrünü kabul ederdim.)
Type 1 ile type 2 arasındaki fark
İkisi de şimdi ya da gelecek hakkındadır; fark, konuşanın ihtimali nasıl gördüğündedir. Cambridge’in örnekleri:
- If the flight’s late, we’ll miss our connection. (Uçak rötar yaparsa aktarmayı kaçırırız; rötar ihtimali var.)
- If there were more buses, we would leave the car at home. (Daha çok otobüs olsa arabayı evde bırakırdık; daha çok otobüs olması pek olası değil.)
Third Conditional (Type 3)
Farklı bir geçmişi hayal eder: bir şey olmuş ya da olmamıştır, biz tersini ve onun sonucunu düşünürüz. Koşul bölümünde past perfect, sonuç bölümünde would, could ya da might + have + fiilin 3. hâli kullanılır:
- If I had played better, I would have won. (Daha iyi oynasaydım kazanırdım; iyi oynamadım, kazanmadım.)
- If the dog hadn’t barked, we wouldn’t have known there was someone in the garden. (Köpek havlamasaydı bahçede biri olduğunu bilmeyecektik.)
- If they had left earlier, they would have arrived on time. (Daha erken çıksalardı zamanında varırlardı.)
Dikkat: Would have sonuç bölümüne gelir: If he had stayed… doğru, If he would have stayed… yanlış. Cambridge, bu biçimin gündelik konuşmada bazen duyulduğunu ama birçok kişinin bunu yanlış saydığını belirtir.
Mixed Conditionals (Karışık Koşul Cümleleri)
Geçmişte olan ya da olmayan bir şeyin sonucu bugün de sürüyorsa, if’li bölümde past perfect, sonuç bölümünde would + fiil kullanılır. Yani koşul type 3’ten, sonuç type 2’den gelir:
- If I hadn’t met Charles, I wouldn’t be here now. (Charles’la tanışmasaydım şimdi burada olmazdım; tanıştım, buradayım.)
- She wouldn’t still be working for us if we hadn’t given her a pay-rise. (Maaşına zam yapmasaydık hâlâ bizimle çalışıyor olmazdı.)
Unless ve Diğer Koşul Bağlaçları
Cambridge’e göre unless, “if … not” ya da “except if” (…mezse, …madıkça) anlamına gelir. Merriam-Webster de unless‘i “except on the condition that” (şu koşul dışında) olarak tanımlar. Fiil biçimleri if’li cümlelerdeki gibidir:
- Unless you book weeks in advance, you won’t get a flight. (Haftalar önceden yer ayırtmazsanız uçak bileti bulamazsınız.)
- They won’t come unless you invite them. (Siz davet etmedikçe gelmezler.)
Unless’li cümlede dikkat edilecekler:
- Unless ile if birlikte kullanılmaz: unless it rains doğru, unless if it rains yanlış.
- Unless’ten sonra will ya da would gelmez: Unless I hear from you, I’ll see you at two o’clock.
- İmkânsız (olmamış) geçmiş koşullar için kullanılmaz: Type 3’te if … not kullanılır: If the government had not raised food prices, there would not have been so many protests.
- Virgül: Unless’li bölüm öndeyse virgül konur, sondaysa gerekmez.
Koşul bildiren başka kalıplar da vardır: as long as (…dığı sürece; konuşmada daha yaygın), provided (that) ve providing (that) (…mak şartıyla), on condition that (resmî). Örnek: You can play in the living room as long as you don’t make a mess. (Ortalığı dağıtmadığınız sürece oturma odasında oynayabilirsiniz.)
Resmî biçimler: Should you…, Had I known…
Resmî metinlerde if yerine devrik yapı kullanılabilir. Cambridge’in örnekleri: Should you wish to cancel your order, please contact our customer service department. (Siparişinizi iptal etmek isterseniz…) ve type 3 için Had I known you were waiting outside, I would have invited you to come in. (Dışarıda beklediğinizi bilseydim sizi içeri davet ederdim.)
Sık Yapılan Hatalar
- If’li bölümde will kullanmak: If you will book before April 30th… değil, If you book before April 30th, you will receive a discount.
- If’li bölümde would kullanmak: If we would have a bigger flat… değil, If we had a bigger flat, we could invite friends to stay.
- Type 2’nin sonucunda will kullanmak: If you worked harder, you will earn more money değil, …you would earn more money.
- Type 3’te would have‘ı if’li bölüme koymak: If the weather would not have been so bad… değil, If the weather hadn’t been so bad, I could have gone to meet them.
- Unless if demek: unless you want me to arrive earlier yeterlidir.
- Kesin olmayan bir durum için when kullanmak: …when you arrive too late, you are not allowed to take the exam değil, if you arrive too late…
Alıştırma
Fiilleri parantez içindeki ipucuna göre uygun biçimde yazın. Cevaplar aşağıda.
- If you heat ice, it ___ (melt). (her zaman doğru)
- If it ___ (rain) tomorrow, we ___ (stay) at home.
- If I ___ (have) more free time, I ___ (learn) Spanish.
- If she ___ (study) harder last year, she ___ (pass) the exam.
- If I ___ (be) you, I ___ (take) the job.
- You won’t get a seat ___ you book early. (if not anlamında bir kelime)
- If I ___ (not / miss) the bus this morning, I ___ (not / be) late now. (karışık)
- Hatayı düzeltin: If he will call, I’ll tell him.
Cevaplar
- melts: Type 0; iki bölümde de present simple.
- rains … will stay: Type 1; olası gelecek.
- had … would learn: Type 2; şu an pek olası olmayan durum.
- had studied … would have passed: Type 3; değişmeyecek geçmiş.
- were … would take: Öğüt kalıbı If I were you.
- unless: You won’t get a seat unless you book early.
- hadn’t missed … wouldn’t be: Geçmişteki olayın bugünkü sonucu.
- If he calls, I’ll tell him. If’li bölümde will kullanılmaz.
Sık Sorulan Sorular
If clause type 1, 2, 3 nedir?
Type 1 olası bir geleceği (If it rains, we’ll stay in.), type 2 şimdi ya da gelecekte pek olası görülmeyen hayalî bir durumu (If I had a car, I would drive.), type 3 olmamış bir geçmişi ve onun hayalî sonucunu (If I had known, I would have come.) anlatır. Type 0 ise her zaman doğru olan durumlar içindir.
Zero conditional ne zaman kullanılır?
Her zaman ya da her seferinde aynı sonucu veren durumlar için: If you park here, they clamp your wheels. İki bölümde de present simple kullanılır; bu durumlarda if yerine when de kullanılabilir.
If I were you neden were?
Second conditional’da hayalî durum anlatılırken be fiili bütün öznelerle were olarak kullanılabilir; Merriam-Webster were‘i be fiilinin geçmiş dilek kipi biçimi olarak da verir. If I were you, Cambridge Dictionary’ye göre öğüt verirken kullanılan bir kalıptır.
Unless ne demek?
“If … not”, yani “…mezse, …madıkça” demektir: Unless you hurry, you’ll miss the train. (Acele etmezsen treni kaçırırsın.) Unless ile if birlikte kullanılmaz ve unless’ten sonra will gelmez.
Mixed conditionals nedir?
Farklı zamanları karıştıran koşul cümleleridir. Bu rehberde Cambridge’in anlattığı biçimi verdik: geçmişteki bir olayın bugünkü sonucu için If + past perfect, would + fiil: If I hadn’t met Charles, I wouldn’t be here now.
If’ten sonra will gelir mi?
Koşul bildiren if’ten sonra genellikle gelmez: If it rains…, If it will rain… değil. Cambridge’e göre will, if’li bölümde yalnız “istekli olmak” anlamında ya da sonraki bir sonucu anlatırken kullanılabilir: If Clare will meet us at the airport, it will save us a lot of time. (Clare bizi havaalanında karşılamayı kabul ederse çok zaman kazanırız.)
Gramer Bilgisini Konuşmaya Taşımak İçin
Koşul cümleleri plan yaparken, öneride bulunurken ve geçmişi değerlendirirken sürekli karşınıza çıkar; zamanları iyi bildiğinizde bu yapıları kurmak kolaylaşır. Koşul cümlelerinde kullanılan present simple, past simple ve past perfect gibi zamanları İngilizce zamanlar rehberimizde tablolarla anlattık. Active English 1987’den bu yana Ankara’da dil eğitimi veriyor. İngilizce gruplarımız CEFR’e göre A1’den C2’ye altı kurdan oluşur; gruplar 10–15 kişiliktir ve dersler akşam ve hafta sonu yapılır. Kızılay, Batıkent, Bahçelievler ve Çayyolu şubelerimizde yüz yüze çalışabilir, isterseniz birebir ya da online ders alabilirsiniz. Hangi kurdan başlayacağınızı ücretsiz online seviye tespit sınavı ile öğrenebilir, programlarımızı İngilizce kursu sayfamızda inceleyebilirsiniz. Diğer dil bilgisi rehberlerimiz: used to kullanımı, some ve any kullanımı, iyelik sıfatları ve zamirleri, karşılaştırma sıfatları ve İngilizce gramer hataları.
Kaynaklar
Kurallar ve örnek cümleler aşağıdaki kaynaklardan alınmıştır (erişim: 21 Ekim 2026):
- Cambridge Dictionary, English Grammar Today (Cambridge University Press & Assessment): Conditionals, Conditionals: if, Conditionals: other expressions (unless, should, as long as), Conditionals: typical errors, If, If or when?, Unless
- Cambridge Dictionary: if I were you
- Merriam-Webster: unless, were
İçerik denetimi: Active English İngilizce eğitmeni