Kısa cevap: İngilizcede a, an ve the “article” denen kelimelerdir ve ismin önüne gelir. A ve an “bir” anlamındadır; konuşan ya da dinleyen için henüz bilinmeyen, tekil ve sayılabilen bir şeyden söz ederken kullanılır: Do you have a car? Hangisinin seçileceğini harf değil ses belirler: ünsüz sesinden önce a (a university), ünlü sesinden önce an (an hour). The ise iki tarafın da bildiği belirli şeyi gösterir: Where did we park the car? Genel anlamda çoğul ve sayılamayan isimlerden önce article kullanılmaz: Books are so important in my life.
Bu rehberde a, an ve the kullanımını kurallar ve örnek cümlelerle, the kelimesinin iki okunuşunu, article kullanılmayan durumları, yer adlarında the’yi, sık yapılan hataları, cevaplı bir alıştırmayı ve sık sorulan soruları bulacaksınız. Kurallar ve örnek cümleler Cambridge Dictionary’nin dil bilgisi rehberinden (English Grammar Today) ve sözlük maddelerinden alınmıştır.
Article Nedir?
Cambridge Dictionary article kelimesinin dil bilgisi anlamını İngilizcedeki a, an ve the kelimeleri ya da başka dillerde aynı işi gören kelimeler olarak tanımlar. Cambridge’in dil bilgisi rehberine göre article’lar bir tür belirleyicidir (determiner) ve ismin önüne gelir. İki türü vardır:
| Article | Türü | Ne gösterir? |
|---|---|---|
| a / an | belirsiz article (indefinite article) | Söz edilen şey konuşan ya da dinleyen için henüz bilinen bir şey değildir: Do you have a car? |
| the | belirli article (definite article) | Söz edilen şeyi konuşan ve dinleyen bilir: Where did we park the car? |
A mı, An mı?
Cambridge’e göre seçimi kelimenin yazılışı değil, ilk sesi belirler. Ünsüz sesinden önce a /ə/, ünlü sesinden önce an /ən/ kullanılır:
- a: a car, a house, a big truck, a wheel, a grey day
- an: an apple, an old shoe, an orchestra, an umbrella
Dikkat edilecek kelimeler, yazılışı ve sesi farklı olanlardır:
| Örnek | İlk ses | Article |
|---|---|---|
| university /juːniˈvɜːsɪti/ | ünsüz (“yu”) | a university |
| united /juːˈnaɪtɪd/ | ünsüz (“yu”) | a united group |
| one-year-old /wʌn/ | ünsüz (“uan”) | a one-year-old child |
| hour /aʊə(r)/ | ünlü (h okunmaz) | an hour |
| MP3 /empiːθriː/ | ünlü (“em”) | an MP3 player |
A ve An Ne Zaman Kullanılır?
- Yalnız tekil ve sayılabilen isimlerle: I have a sister and a brother. (Bir kız kardeşim ve bir erkek kardeşim var.) That was an excellent meal. (Harika bir yemekti.)
- Bilinmeyen, belirli olmayan bir şey için: Have you been to an ice rink? (Hiç buz pistine gittin mi?) Burada herhangi bir buz pistinden söz ediliyor.
- Meslek söylerken: Cambridge’e göre birinin mesleğinden söz ederken a/an kullanılır: She’s a gardener. (O bir bahçıvan.) He’s an ambulance driver. (O bir ambulans şoförü.)
The Ne Zaman Kullanılır?
Cambridge’e göre the, ismi belirli kılar: konuşan ve dinleyen hangisinin kastedildiğini bilir. Aynı soruyu iki türlü sormak anlamı değiştirir:
| Belirli değil (a/an) | Belirli (the) | Fark |
|---|---|---|
| Have you been to an ice rink? | Have you been to the ice rink? | Herhangi bir buz pisti / ikimizin bildiği (ör. şehrimizdeki) buz pisti |
| Would you like an apple? | Would you like to try the apple pie? | Herhangi bir elma / ikimizin bildiği elmalı turta |
| Do you have a cat? | Have you seen the cat? | Kedin var mı? / Bizim kediyi gördün mü? |
The tekil ve çoğul sayılabilen isimlerle de (The tree fell. The trees fell.), belirli bir örnekten söz ediliyorsa sayılamayan isimlerle de kullanılır: The weather was awful last summer. (Geçen yaz hava berbattı.) Cambridge’in verdiği öbür kullanımlar:
- Herkesin bildiği, tek olan şeyler: The earth moves around the sun. (Dünya Güneş’in etrafında döner.)
- Gündelik hayatın parçası olan şeyler: They always take the train. (Hep trenle giderler.) Burada belirli bir tren değil, genel olarak tren kastedilir.
- Genel olarak buluşlar, çalgılar ve kültür kurumları (çoğunlukla the): The computer must be the greatest invention ever. (Bilgisayar herhalde gelmiş geçmiş en büyük buluştur.) The violin sounds different to the viola. (Keman, viyoladan farklı ses çıkarır.) I love a night at the opera. (Operada bir geceye bayılırım.)
- The + sıfat ile toplum grupları: The young need to be encouraged and supported in society. (Gençlerin toplumda cesaretlendirilmesi ve desteklenmesi gerekir.) the rich (zenginler), the poor (yoksullar).
- Tarihi söylerken: Konuşurken the söylenir, yazarken yazılmaz: I’ll see you on the twenty fourth of May. (söyleyiş) / I’ll see you on 24th May. (yazı)
- Internet, radyo ve gazete: I looked it up on the Internet. She was on the radio once. Televizyonda ise genellikle article kullanılmaz: There’s usually nothing on TV.
The nasıl okunur? Cambridge’e göre the ardından gelen sese göre iki türlü okunur: ünsüz sesinden önce kısa /ðə/ (“dhı”: the team, the union), ünlü sesinden önce /ðiː/ (“dhii”: the exit, the apple). “dh” ile Cambridge’in /ð/ diye gösterdiği titreşimli th sesini yazdık; sitemizdeki öbür İngilizce yazılarda olduğu gibi uzun /iː/ sesini “ii” ile, kısa ve vurgusuz sesi “ı” ile yazdık.
Article Kullanılmayan Durumlar
- Genel anlamda çoğul isimler: Books are so important in my life. (Kitaplar hayatımda çok önemli; genel olarak bütün kitaplar.) Belirli kitaplar kastediliyorsa the gelir: The books were all over the floor. (Kitaplar yerlere saçılmıştı.)
- Genel anlamda sayılamayan ve soyut isimler: Life is wonderful. (Hayat harika.) History sometimes repeats itself. (Tarih bazen tekerrür eder.) İsmin arkasına onu belirleyen bir bilgi eklenince article gelir: The life of a soldier is full of danger. (Bir askerin hayatı tehlikelerle doludur.)
- Sayılamayan isimlerden önce a/an: a/an kullanılmaz: I hope we have nice weather. (a nice weather denmez.) Miktar söylemek için a bit of, a piece of ya da bir ölçü kullanılır: That’s an amazing bit of news. Could I have a litre of milk, please?
- Başka bir belirleyiciyle: my, her, this, that, some, any gibi kelimelerle article kullanılmaz: I love my job. (the my job denmez.) Does she want this book?
- Aylarla: My birthday is in September. Mevsimlerden genel olarak söz ederken ikisi de olur: in summer ya da in the summer; Cambridge’e göre the kullanılmayan biçim daha resmî ya da edebî metinlerde sık görülür. Belirli bir mevsim kastediliyorsa the gelir: The winter of 1947 was one of the coldest in Britain. (1947 kışı Britanya’nın en soğuk kışlarından biriydi.)
- Binanın kendisi değil, oradaki etkinlik kastedildiğinde: When I was at school, we didn’t have computers. (öğrenciyken); She didn’t want to be in hospital… (hasta olarak). Uyumak için yatağa giderken ve işe giderken de the kullanılmaz: I always go to bed at eleven o’clock. They go to work at 8 am every morning.
- Vücut bölümleri ve kişinin kendi davranışı: I must wash my hands. (wash the hands denmez.)
Yer Adlarında The
Cambridge’e göre bazı yer adları the ile, bazıları article’sız kullanılır:
| Yer türü | Örnek | Article |
|---|---|---|
| Sıradağlar ve bazı dağlar | the Alps, the Eiger | the |
| Nehirler | the Danube | the |
| Denizler | the Black Sea | the |
| Çöller | the Gobi Desert | the |
| Ada grupları | the West Indies | the |
| Bazı ülke adları | the People’s Republic of China | the |
| Mount ya da Lake ile başlayan tek dağ ve göller | Mount Fuji, Lake Victoria | genellikle yok |
| Kıtalar, çoğu ülke adı, şehirler, caddeler | Asia, Romania, Edinburgh, Lombard Street | yok |
Sık Yapılan Hatalar
Cambridge’in “typical errors” başlığında sıraladığı hatalar:
- Genel çoğullarda the kullanmak: We have to protect wild animals. (Yaban hayvanlarını korumalıyız.) the wild animals değil.
- Genel ve soyut ya da sayılamayan şeylerde the kullanmak: I love Japanese food. I love the Japanese food değil.
- Dinleyenin bilmediği şeye the demek: Last Sunday, we saw a film called ‘Nightmare’. the film called… değil.
- İyelik yerine the kullanmak: The police asked us to put our hands up. put the hands up değil.
- Go to bed’e article eklemek: I go to bed at eleven most nights. go to the bed değil.
Cambridge’in kurallarından iki uyarı daha: sayılamayan isimle a kullanılmaz (Could I have rice instead of potatoes…?, a rice değil); sesi ünsüzle başlayan kelimenin önüne, yazılışı ünlüyle başlasa da a gelir (a university).
Alıştırma
Boşluğa a, an, the ya da hiçbir şey (–) gelmeli. Cevaplar aşağıda.
- She’s ___ gardener.
- We waited for ___ hour.
- She is studying at ___ university; I forget which one.
- ___ earth moves around ___ sun.
- I hope we have ___ nice weather.
- Have you seen ___ cat? It was in the garden a minute ago.
- My birthday is in ___ September.
- I always go to ___ bed at eleven o’clock.
Cevaplar
- a (meslek)
- an (hour‘da h okunmaz, ilk ses ünlü)
- a (hangi üniversite olduğu bilinmiyor; university “yu” sesiyle başlar)
- The … the (herkesin bildiği, tek olan şeyler)
- – (weather sayılamaz; a nice weather denmez)
- the (iki tarafın da bildiği kedi)
- – (ay adlarıyla article kullanılmaz)
- – (uyumak için yatağa gitmek: go to bed)
Sık Sorulan Sorular
A ile an arasındaki fark nedir?
A ve an aynı article’ın iki biçimidir; hangisinin kullanılacağını ardından gelen kelimenin ilk sesi belirler. Ünsüz sesinden önce a (a car, a university), ünlü sesinden önce an (an apple, an hour) kullanılır.
The ne zaman kullanılır?
Konuşanın ve dinleyenin hangi şeyin kastedildiğini bildiği durumlarda: Where did we park the car? Ayrıca tek olan şeylerde (the sun), nehir, deniz ve sıradağ adlarında (the Danube, the Black Sea, the Alps) ve the rich gibi toplum gruplarında.
The nasıl okunur?
Ünsüz sesinden önce /ðə/ (“dhı”: the team), ünlü sesinden önce /ðiː/ (“dhii”: the apple).
Sayılamayan isimlerle a ya da an kullanılır mı?
Hayır. a nice weather, an amazing news denmez. Miktar için a bit of news, a piece of…, a litre of milk gibi ifadeler kullanılır; belirli bir örnek kastediliyorsa the gelebilir: The weather was awful last summer.
Meslekten önce a kullanmak gerekir mi?
Evet. Cambridge’e göre birinin mesleğinden söz ederken a/an kullanılır: She’s a gardener. He’s an ambulance driver.
İngilizceye Devam Etmek İçin
Article’lar her cümlede karşınıza çıkar; okuduğunuz metinlerde isimlerin önüne bakmak kuralları oturtmanın kolay bir yoludur. Sayılamayan isimlerle kullanılan some ve any‘yi some ve any kullanımı, ay ve günlerle kullanılan edatları in, on, at kullanımı rehberlerimizde, Türkçe konuşanların sık yaptığı öbür hataları İngilizce gramer hataları yazımızda anlattık.
Active English 1987’den bu yana Ankara’da dil eğitimi veriyor. İngilizce gruplarımız CEFR’e göre A1’den C2’ye altı kurdan oluşur; gruplar 10–15 kişiliktir ve dersler akşam ve hafta sonu yapılır. Kızılay, Batıkent, Bahçelievler ve Çayyolu şubelerimizde yüz yüze çalışabilir, isterseniz birebir ya da online ders alabilirsiniz; öğrendiklerinizi Speaking Club buluşmalarında konuşarak pekiştirebilirsiniz. Hangi kurdan başlayacağınızı ücretsiz online seviye tespit sınavı ile öğrenebilir, programlarımızı İngilizce kursu sayfamızda inceleyebilirsiniz.
Kaynaklar
Kurallar, okunuşlar ve örnek cümleler aşağıdaki kaynaklardan alınmıştır (erişim: 23 Ekim 2026). Türkçe okunuşlar, Cambridge’in İngiliz telaffuzu için verdiği fonetik yazımdan yaklaşık olarak aktarılmıştır.
- Cambridge Dictionary, English Grammar Today (Cambridge University Press & Assessment): A/an and the
- Cambridge Dictionary, sözlük maddeleri: article, definite article, indefinite article
İçerik denetimi: Active English İngilizce eğitmeni